30 Mart 2009 Pazartesi

Ahenk




Kelebekler kanat çırparken semada
Sen düşeceksin gözbebeklerime
Çırası yanacak vuslatın
Fikrim su gibi akarken, nabızlarım hızlanacak
Ben bileceğim
Sus olacak gözlerim


Hazan düşleri bahar olurken yalnızlıklara
Sen güleceksin umarsız yarınlara
Sancısı bitecek gecenin
Seni düşünürken sıklaşacak nefesim
Sen hissedeceksin
Son bulacak bensizliğin


Su gibi akan ömürde, vazgeçilmezliğini sevdanın
Ben bileceğim
Özlemin katran karasında
Oya gibi işli, çam kokulu hasretleri
Ben özleyeceğim
Sen özleyeceksin
Ani bir rüzgâr esecek
Mısralar sıralanacak her bir bakışta
Can bulacağız
Keyif çayı yudumlamak gibi aynı bardaktan
Ben diyeceğim ki
İki dudak arası ömrümde
Seni hep seveceğim



Hatice Kürklü

10 Mart 2009 Salı

Buram buram İstanbul



Bekle beni İstanbul geleceğim sana
Gözbebeklerimde sevinç
Yüreğimde közümle
Mavini yeşilini harmanlamaya
Geceleri yıldızlarını
Sabahları güneşini dermeye
Vefalı mısın vefasız mısın görmeye geleceğim


Can tanelerimi görmeye
Hasret gidermeye
Özlem dindirmeye
Yeditepe’ne selam durmaya
Salacakta çay içmeye
Masum hırçın halini görmeye geleceğim


Kadıköy’ü Üsküdar’ı solumaya
Ortaköy’de bebekte salınmaya
Boğazını Çamlıca’yı koklamaya
Pier loti’den Haliç’i seyretmeye
Yaşlı mısın genç misin görmeye
Kapatıp gözlerimi seni dinlemeye geleceğim
Bekle beni İstanbul…


İzmir’den geliyor yolcun
Beyaz bir martı havalandır
Kanatlarında merhaba
Ağzında karanfil taşıyan..

Hatice Kürklü

8 Mart 2009 Pazar

Hatice'ye name




Ömrümün ikinci yarısı merhaba,
Bundan böyle
Haylaz günlerimin kumaşını akşamın kızılından biçerim
Kılavuzum sevgi daima sevgi
Bülbül şakıması, gül nefesi, taşkın akan su
Annemin al yazması babamın öğütleri
Sevdiklerimin sevgileri
Cebimde istiflenmiş şiirlerim
Hepsi bu
Yeter bana yeter



Hoyratça harcanan uzun yıllar
Bir isyan bayrağı gibi çıkar önüme
Yok, artık geleceğin kaygısı
Nefesim kırlangıç kanadında
Bir ters bir düz yok, hep düz hep düz
Yaşanacaksa adam gibi yaşanmalı
İçine çekerek yaşamalı



Tükenirken ömür
Dönerim yüzümü taşkın akan nehirlere
Çiçekler doğurturum dağların bağrından
Daha çok sarılırım hayatıma
Dört mevsimi yaşarım ömrümde
Düğün dernek kurarım bal rengi gözlerime
Yankılanır zamanda sesim, umutlarım
Daha daha uzağa
Hep uzağa



Doğumla ölüm arası
Bir kahve içimlik zamanda
Giyinirim tenime can hırkasını
Saz olurum
Söz olurum
Boynumu bükmem
İçimde açan çiçekleri kurutmam
Yaşatırım gelecek günlere



Ufkum çocuk gözleri
Can suyum kekik kokulu sevgi
Bedenim yıldız zengini
Dilimde yanık türkü
Üstümde ay ışığı
Dahası yok
Yok ötesi…


Hatice Kürklü

6 Mart 2009 Cuma

Kirpikler yasta

Kırlangıç kanadına yükledim gözlerimi
Her bir bakışım ok oldu
Hasret oldu
Sevgi oldu
Tek tek yıldızları deldi
Düştü gamzelerine


Aklına geldiğimde dönüp bakarsan
Mızrak olup saplanırım yüreğine
Mazlumsan eğer
Mühür olurum yüreğine
Kalkan olur sevgim bedenine


Düşmesin kanatlarımıza yangınlar
Gem vurmayalım sessizliğe
Gece tebessümlerimiz solmasın
Zeytin dalı ömrümüz
Kırlangıçlara ev sahipliği yapsın



Al getir umutlarımı
Yaşamak istiyorsan sil baştan
Düşün/me
Sıkı sıkı sarıl
Gökyüzü aydınlığa bürünsün
Kıyamet kopsun
Yıldızlar kaysın
Gece insin


Hatice Kürklü

2 Mart 2009 Pazartesi

Süveyda




Ay denizle buluşurken
Gelir misin kızıl şafaklarda
Kalır mısın gün doğumlarında
Esaretine teslim olmuşken bu şehirde
Türküm olur musun süveydam
Gün seninle batarken
Hükmünü sürer misin benimle
Gözbebeklerimden düşerken hüzün
Susturabilir misin gözyaşlarımı
Bir daha gelmem gelemem dediğinde
Beklediğimi bilsen, gel desem gelir misin ?



Ah süveydam!
Hesabını veremiyorsan elvedaların
Suskunsa dilin
Acı bile duymayacaksan
Hiç düşünme
Dinle sessizliğin sesini
Omuzlarına yükle ayrılığı
Kalbinin ortasında ki siyah noktaya
Boşalt gözyaşlarını
Yine de güneşini engellemesin
Sana yönelsin tüm güzellikler
Dudaklarında cümbüş
Gözlerinde sevi
Saçlarında mor yıldızlar oynaşsın
Çoğalsın ömrün geceden fecre kadar
Su ol toprak ol hava ol
Var git ellere yar ol…


Hatice Kürklü

1 Mart 2009 Pazar

Ömrün seyir defteri




Ömrün seyir defteri ketum
Zaman dar anlık yaşamlarda
Hayatlar çapraz ateşte
Bir varmışsın bir yokmuş
Bu yüzdendir ki
Ertelenmemeli seni seviyorum demeler



Hayat öyle güzel ki her şey tıkırındayken
Nefes almak gökkuşağı gibi
Yağmurun sesi akşamın hüznü
Tanıdık birkaç yüz merhaba gülümseyişleri
Yapmak istediklerinin sıralanması
Sanki zamanın olduğunu bilir gibi
Oysa
Allaha emanet ömür
Bazen bir eşkıyanın ellerinde
Belki de serseri bir kurşunun sekmesinde
Bazen trafik canavarı senin ensende
Kıldan ince kılıçtan keskin
Haramilerin gölgesinde
Feleğin gizeminde
Yaşamın kıyısında
Tarumar seferlerde
İp ince bir ip insan ömrü
Sanki Azrail’in değil
Cellâtların ellerinde



Ömür akacağı ummanı biliyor da
Nereye konacağını bilmiyor..
Kendine çizmiş bir rotada
Yolcusu nerde inecek bilmiyor…


Hatice Kürklü

Mor Yağmurlar

 
MOR BULUT © 2008 by para Você | Re-design Sweet Baby Girl