30 Aralık 2008 Salı

Mor damlalar


Yağmurun kokusu tüter
Mor damlalarda
Düştüğü yerde oynaşır
Menekşe kokularla
Öper toprağı
Sevdanın doğma sancısıyla
Çoğaltır tutkuyu
Mor bulutlarda


Fondan yükselirken
Suzinak makamı
Gece mor bulut olur
İner perde perde
Ertelenir hüzünler
Islanır esintiler
Üstüme düşense hep
Mor damlalar


Semanın koynunda uyur
Mor bulutlar
Kafa tutar
Affetmez
İhaneti mabedinde
Olur olmaz sevdalara
Eyvallah demez
Yağar
Kalbin firuzesine

Hatice Kürklü

25 Aralık 2008 Perşembe

Meçhuldü mor akşamlar


Yaz akşamlarından birinde
Bulamadığım aşka rastladım
Selam verecektim usulca
Ne olduğunu anlamadan
Uçurumda köprüler yıkıldı aniden
Sesim tam ortasına düştü
Işıklar içindeyken ben
Kaldım yapayalnız ta dibinde
Önüm deniz arkam dağ
Bıçak gibi keskindi rüzgârlar
Dalgalar hışımla vurdu sahile
Alabora oldu duygular
Çırpındım mor akşamların meçhulünde
Gölgelerle kol kola
Yorgun misafiriydim zamanın
Sığınacak yer arayan ceylan gibi
Küçüldü küçüldü dünya
Başımda göğün uğultusu
Yıkıldı köprüler kaldım
Hüzün kulvarlarında
Sızım sızım yüreğim sanki harman
Elimi kalbime koydum çarpıyordu
Yaşıyordum aynı anda cenneti ve kıyameti
Taşıdığım selamı alıverdim usulca
Hızla
Bir yıldız kaydı
Ve
Ben uyandım :)


Hatice Kürklü

24 Aralık 2008 Çarşamba

Seni özlüyorum yıldız gözlüm


Yine akşam oluyor
Gün bitiyor kurşuni huzmelerle
Kuşlar yuvalarına dönüyor
Denizden yükselen buğu
Seni hatırlatıyor bir tanem
Hani demiştin ya
Yalnız olduğun akşamlarda
Avuçlarına topla toprağı
Fısılda yalnızlığını
Benmişim gibi konuş,sev,kokla
Öyle de yapıyorum
Bu kez saksıya koydum toprağı
Üstelik çok sevdiğin sardunyalar ektim
Ne zaman yalnız hissetsem kendimi
Bilirdim saksının içinde olduğunu
Seni severken yağmur yağmayı
Rüzgâr esmeyi unutuyor nur yüzlüm
Seni özlerken göz pınarlarımdan
Damlalar düşüyor ellerine
Ağlarım ağlarım ağlarım da
Sesimi duyar mısın annem
Çok sevdiğin “gesi bağları”nı da dinletiyorum
Emanetini de koruyorum merak etme
Yadigârındır bana
Son sözün yeminimdi sana
Ama seni çok özlüyorum yıldız gözlüm
Hem uzaksın bana hem yakın
Yalnız değilim sen üzülme sakın

Hatice Kürklü

Anneme

Kandil


Yak kandilleri tılsımınla fesleğen kokulum
Çağlayandan damlayan su gibi berrak
Öpüver yüreğimden kimseler görmeden
Fısılda kulağıma şen türkülerini
Sonra şiirler oku şafak renginde
Sesinden yükselen buğuyla
Zamansız açan tohum gibi
Budaklansın sabah
Gülsün Dünya

Sen yüreğimde ki kuşları havalandırırken
Ay yağmur gibi insin geceye
Gözler ateş sözler harman olsun
Oturalım kıyısına gecenin
Geç karşıma bak bakabildiğince
Şiir ırmaklarından dökülen ışıkla
Sadece seni seviyorum de yürek parem
Sonra
Yüzüme bak
Gülümse
Hadi gülümse


Gölgesiz mekânım sevginle uğurla beni
Ömrümü yürürken bildiğim yollarda
Savrulurken bütün yollar önümde
Avucumda seni de götüreyim görünmezim
Götüreyim ki seni de
Geceye, güne, güneşe hükmüm geçsin
Canlar çiçek açsın …
Hatice Kürklü

21 Aralık 2008 Pazar

Siyah İnci

Süzülürken körfezin mavi sularında teknesi

Dolunayın altında o göz alıcı güzelliği seyretti

Bahçesinde ki salkım söğüt ağaçları

Renk renk çiçekleriyle aşı boyalı konağın

Yıllar önce sahipliğini yaptığı Güvercin hanımı

Ah çekerek inlercesine yâd etti

Geçmiş yılların hüznüyle

Kahve ve nargilenin acı buruk tadına

Yaz akşamlarında yapılan fasıllara

Havada ki turunç kokusuna

O eşsiz güzelliğe merhaba diye fısıldadı

Gözleri buğulandı

Engin denizlerin derinliklerinden

Elleriyle çıkardığı siyah inci

Tüm ihtişamıyla güzeller güzelinin

Gerdanını süslemişti yıllar boyu

Ahşap sundurmanın kenarında

El ele göz göze geçirilen geceler ah o geceler

Bir denize birde lâvantin kokulusuna âşıktı

Hemen her gün gelmek istemiş

Gelememişti

Aslında her an orada olduğunu duyumsuyor

Ellerini o küçücük ayaklarının beyazlığını

Dökülmüş yapraklar arasında

Kayar gibi yürüyüşünü

Göz alıcı kızıl saçlarını

Bir köşede eskimiş sallanan koltuğunu

Görüntüsünü belleğinde çizimi tamamlıyor

Derin bir iç çekiyor özlemle

Son günlerde ki solgun yüzü

Mor menekşeyi andıran gözleri

Nasılda mahzundu…

Önceleri tek tük

Sonra birbiri ardına gelen acıları hatırladı

Gözleri alev alev yandı

Sanki gözlerinde yangın başlıyordu

Aniden rüzgar esti poyraz mı lodos mu?

Güney batıdan esiyordu

Galiba lodos

Gözleri yaşlı lodos…

Hatice Kürklü

Sır Şimdi Gözyaşları


Sararmış yapraklar arasında
Yürüyen mor elbiseli kadın
Bastıkça hışırdayan yaprak sesleri
Ve ötüşen cırcır böcekleri

Kadın üzgün..
Arkasında bıraktığı sevdası..
Düşleri vardı ikisinin
Temeli imgelerle atılmış
Şiirden yapılmış bir ev
Duvarlar sabırla sıvalı
Mecazlarla örülü çatısı
Anahtar yerine gül takılı kapısı

Dönemezdi geriye
Gözleri gözlerine değdiği an
Yüreği yüreğine dokunurdu
Gitmeliydi
Giderken hüzünler bırakarak
Özlemi,kavuşmayı,ayrılığı
Birbirine katarak

Geldiği yer bahar
Gittiği yer çorak
Sır şimdi gözyaşları
Kimse bilmeyecek
Nefesi onu terkedene dek..
Hatice Kürklü

Vanilya Kokardı


Kasım’ın son günleriydi

Çay saatin de toplanmıştı

Huzurevi sakinleri

Açık hava da olmayı severler

Sağlıkları elverdikçe

Çıkarlar huzurevinin bahçesine
Yaşlandılar diye ölmediler ya

Nefes aldıkça şükrederler

Hayata,renklere,tatlara

İşte onlardan biriydi

Sessiz teyzem

Konuşmazdı,konuşamazdı

Neden susmuştu bilmiyorum

Onu tek mutlu eden

Yanından hiç ayırmadığı

Makyaj çantası,

Ve çok sevdiği

Vanilya kokulu esansı

Süslenmeyi çok severdi

Saçının taranmasını

O zaman yüzün de güller açardı

Hiç şikayetçi olmazdı,olamazdı

Çünkü susmuştu

Biricik kızını kaybetmiş

Kimsesizlikle baş başa kalmış

Ve getirmişler huzurevine

Beni gördüğü zaman

Ufacık tefecik kadın

Sevinçten garip sesler çıkarırdı

Cıvıldamalara benzeyen

Biliyordu ki onu süsleyeceğim

Sevmiştim sessiz teyzemi

O da beni sevmişti

Beklerdi heyecanla

Biliyordu ki her geldiğimde

Onu süsleyeceğim

Bir gün veda etti sessizce

Ben ona veda edemeden

“Sadece içlerinden birtanesi sessiz teyzem,nur içinde yatsın ”

Kar Taneleri


Anne!
Nerdesin?
Karanlık.
Korkuyorum.
Bu amca kim anne?
Neden kötü bakıyor?
Gözleri korkunç!
Yüzü terli!
Kim koruyacak beni?
Dokunmasın bana!
İstemiyorum!!
Ben kötü bir şey yapmadım ki...
Zarar vermesin bana anneee!
Ben daha bebeğim,
Kaybetmek istemiyorum gülüşlerimi.
Oyuncaklarım nerede anne?
Hani minik ayım?
Yalnız kalmak istemiyorum
Bu amca gitsin
Gitsin de hiç gelmesin
Yaklaşmasın bana anneeeee
Ben arkadaşlarımla oynamak
Sevgiyle büyümek istiyorum

Gözlerimde ki ışık sönmesin
Söndürmesinler anne
Hatice Kürklü

Aşk Ayın Karanlık Yüzünde


Kış ortası
Yaz ağacında açan
Çiçek gibidir aşk
Ondandır ki
Aşk adına işlediğim
Bütün günahlarım kutsaldır
Ellerini uzatsan aşk
Salıveririm yüreğimi
Bir ezginin nağmelerine
Bir gülüşüyle
Bir bakışıyla
Gece yarısı hasretlerinin
Yoldaşı olurum
Can koyuşlarının
Ama kış geldi
Sen gelmedin ki aşk
Bense rotasını kaybetmiş
Bir gemi gibi
Fırtınadan fırtınaya sürüklendim
Oysa öpüşür gibi
Bölüşebilmeliydik hayatı
Sevdalar büyütmeliydik
Lavanta kokulu odalarda
Şimdi yorgun yüreğim
Kim aldı yıldızları
Ya aşk nerede?

Aşk ayın karanlık yüzünde..

Bir Meleğim Var


Bir meleğim var,

Deli fırtınalara karşı koyma gücü veren
Yüreğimde ki kuşları havalandıran
Korkularımı,başarılarımı,
Gücümü,umutlarımı,
Yalnızlığımı,doyasıya ağlayışlarımı
Paylaştığım..
Güneşin alnımda
her doğuşunda dirilir umutlarım

İğde çiçeği kokar heryer

Bir meleğim var,

Sımsıcak gülümserim sağ omzuma...

NİLAY'ıma ....
Hatice Kürklü

Müebbet Sevdam


Yoktum ben
Senden önce yoktum
Şimdi sen varsın ya
Öncesi yok
Artık sen kokmayacaksa
Yağmasın yağmur
İsterse güneş doğmasın
Saklarım sol yanımda
Korurum sevgini
Sabah yeli tadında
Mahzun ceylansa bakışlarım
Bir başka parlıyorsa gözlerim
Yalnız sana yazıyorsam şiirlerimi
Kar aydınlığındadır müebbet sevdam
Hangi iklimde hüküm sürüyorsan
Aklımda
fikrimde
Yedi iklimim de sen varsın
Varsın kanımız daha hızlı aksın
Bir tanbur peşrevi
O da aşkımıza tanık olsun
Yeryüzü
Gökyüzü
Şahit olsun
Sevdimse seni sevdim
Sen
Sen sevgilim
Ne güzel geldin
Hatice Kürklü

Meneviş Oynaşmaları


Meneviş Oynaşmaları




Gözyaşları akarken sûkutla suya


Menevişler oynaşır gölgelerinde


Biten aşkın sancısıyla


Hüzün bulur kör şafaklar


Ay paramparça düşer kadere



Sabah tüllerine bürünürken pırıltılar


Teninde izi kalır hayali sevdanın


Aşk iksiri olur akar


Göz pınarının kıyılarını öpen dudaklar



Kar taneleri düşerken doruklara


Itırlı bir koku getirir imbatla



Artık kızılca kıyamette esen kuytularda


Sis içinde kaybolur tutsak ruhlar


Günbatımı sızar pencereden


Türküler uğuldar figanında


Ve bir yıldız kayar içinde



İz sürülmez olur ardında


Ay düşerken saçlarına



Gece siyah bir dantela gibi




Girer kanına….

Hatice Kürklü

Şakacı

Başını çevir gökyüzüne
Kuşları göreceksin
Yan gözle bakıver
Önce sağına sonra soluna
Bir gün bir yerlerden
İşte şu karşı ki yoldan
Bil ki beyazlara bürünüp
Ben yeniden geleceğim
Bekle beni…

Bakışların yol buldukça
Havadan aşk kokusu aldığında
Ateşler içinde yandığında
Dudakların susuzluktan kuruduğunda
Bir kadeh şarap aradığında
Bil ki meylere bürünüp
Ben yeniden geleceğim
Bekle beni…

Karanlıktan ürktüğünde
Gözüne hüzün kaçtığında
Duvarların tek tek yıkıldığında
Hayatı teğet geçtiğinde
Bu kent bana yabancı dediğinde
Alıp başını gitmek istediğinde
Bil ki gülüşlere bürünüp
Ben yeniden geleceğim
Bekle beni..

İnan yârim inan
Siyahtan beyaza
Sevdalardan izler taşıyarak
Yeşil yağmurlarla
Sen derin uykudayken
30 Şubat saat 23.45 te
Bil ki ben yeniden geleceğim…

Başını çevir gökyüzüne!

Hatice Kürklü

Mutsuzluğun Resmi


Bahar da açan güllerim mi?

Hayallerimi yıkan diken miydin?


Rengi de değişiyor güllerimin


Hayallerimse dökülüyor denize


Issızlığında kalırken yalnızlığın


Sensizliği büyütüyorum koynumda


Öyle içine düşmüşüm ki


Hiçbir şey iflah etmiyor beni


Ölesiye yorgunum



Oysa ben


Yaşamaya âşıktım


Kalbimde insan sevgisi


Ömrümü ısıtan kış güneşi


Renk cümbüşü umutlarım


Motif motif yaşanmışlıklarım


Kendi hayatımın başkahramanı


Şimdi dokunsanız ağlayacağım



Yıldızları sayardım sessizce


Tek tek isim verirdim usanmadan


Evlerin yanan ışıkları


Dumanı tüten bacalar


Parkta oynayan çocuklar


Mor düşlerim dilimde şen türküler


Mutlu olmam için yeterdi



Dolunaylı gecelerin


Şavkı vururdu yüzüme


Esintilere bırakırdım saçlarımı


Eğilerek öperdim çiçekleri


Kelebekler havalanırdı nazlı nazlı


Şimdilerde kar taneleri düşüyor üstüme


Serin serin ıslatıyor yüzümü


Hava dona dönüyor ayaz mı ayaz


Bütün pencereleri kapatacağım


Dokunmayın bana ağlayacağım


İncecik çizgisinde hayatın


Kırık dökük anıların


Resmini çizer gibi…

Sisler İçinde Dağlarım

Beni yok sayan hayatın
İsyanları düştü payıma
Yanlışlarımı sorguluyorum
Bir yanım güz yağmurları
Diğer yanım alevden şimşek
Kimseler görmese de
Sanki yüreğe düştü hançer

Yorgun muyum?
Yoksa tükenmiş mi?

İniltilerim yankı yapar kayalarda
Soğuk rüzgârlar eser koynumda
Sinmişliğim kor ateş olur
Issız dağların sisleri arasında
Kimsesiz yüreğim kavruk
Çoğalttığım sancılarımla
Ne yerdeyim ne gökte

Kaybolmuş muyum?
Yoksa hiç var olmadım mı?

Ateşler içindeyim her gün
Uyanıkken rüyalar görüyorum
Usul usul akıyor kanım
Ağaçta kalan son yaprak gibiyim
Ha savruldum ha savrulacağım
Ne kadar direnirim bilmiyorum
Başım düştü düşecek,
Ömrümse yorgun çocuk

Sevilmemiş miyim?
Yoksa hiç yaşamadım mı?

Aşk Sınıfta Kaldı


Kusursa bu şiirin adı bağışla beni ey aşk !



Kalplerde yangın çıktıysa


Aşk eşkıya olur gecelerde


Yangınlardan arda kalansa


Külleridir aşkın



Göç vakti gelmişse aşkın


Saklar aşık şairler sofrasında


Talan kimin umurunda kimin,


Senin mi aşk?



Herkes birilerine ilanı aşk ediyorsa


Kendi tufanını yaşıyor aşk adına


Seni seviyorum demeler


Anlamını yitirmişse hükümsüzdür aşk



Aynada kendi suretinin gel-gitlerini yaşıyor aşk


Ahh birde o sahiplenme duygusu


İşte o zaman zehirli bir yılan olur aşk


Kar sızısı makber yüreklerde



Baylar,bayanlar


Su,toprak ve ateş şahittir ki


Aşk sınıfta kaldı!

Hatice Kürklü

Aşkı Yasakladım


Mehtaplı bir gecede
Seni yazdım gözlerimin buğusuna
Nakış nakış işledim
Hangi yöne dönsem
Sen vardın gölgemde
Şakıyan bir kuşa heves
Aşkı yasakladım nefes nefes

Tükenirken ömürler
Uzak diyarlarda
Gece yarısı
Ben hala ayakta
Yüreğim yaralı
Gözlerim dumanlı

Sus dinle bak
Hazan gecesi
Ağlıyor sema
Bimelisin ki
Bu artık sonsuz bir veda

Aşk bitmeden yürekte
Gitmeli
Saklamalı
Yaşatmalı
Üstüne kilit vurmalı

Susturdum ağıtlarımı gidiyorum
İki damla gözyaşımı
Üzüm salkımı arasında

Bir gül diktim avuçlarıma
Say ki kaf dağının ardında
Gülü ben dikeni yine ben

Çocuk gülüşleri kondurup dudaklarıma
Güneşe doğru
Gidiyorum
Hatice Kürklü

İzninle Küstüm Biraz


  1. Ben bir güvercindim


    Olabildiğince özgür


    Kırdın kanatlarımı


    Bıraktın pencereye


    Olmadı..sere serpe yerlere


    Bende ağlarım dizelerle


    Artık çalınmıyorsa türkülerim


    Bitsin hayallerim


    Kesilsin sevgim


    Silinsin yüzüm


    Ben artık umudu da kestim


    Şimdi isyanlarda sözlerim


    Bugüne yarınlara da küstüm


    Küstüm gözlerine


    Küstüm sözlerine


    İki dudak arası sevgine


    küstüm



    Şiirin bitiş düdüğü


    Dağlara rüzgara


    Papatyalara güllere


    Denize kumsala


    Değil


    Sadece sana küstüm

Hatice Kürklü

Sadece Sen Benim Ol


Rengarenk bir dünya olur gözlerim seni düşünürken,
Beyaz karanfiller benim,tüm çiçekler isteyenin olsun..

Yüreğimde kuşlar ötüşür seni dinlerken,
Gökyüzü benim ,dağlar denizler isteyenin olsun..

Dudaklarımdan yükselir nağmeler seni severken,
Bahar türküleri benim,hazan şarkıları isteyenin olsun…

İlmik ilmik sözcükler dökülür şiir olur seni özlerken,
Vuslatlar benim ,hasretler isteyenin olsun..

Elimde tual boyarım gökkuşağını seni beklerken,
Düş odaları benim,gök gürültüsü şimşek isteyenin olsun..

Bütün doğumlar hayat bulur seni öperken,
Sen benim ol, bütün dünya isteyenin olsun..

Bir tek dileğim var,
Ben-sen değil biz olalım ,tüm evren isteyenin olsun..
Hatice Kürklü

Yolcu


Gitti diyeceksin


Gitti


Öylece kalacaksın ardından


Söylenmemiş sözler kalacak dudakların da


Güneş bile solacak


Gecelerin soğukluğu


Şarkıların hüznü kalacak


Cam kırığı gözlerin de


Buz kristallerine dönüşecek


Gözyaşların


Nefesin kesilecek


Yüreğin ıslanacak




Bitti diyeceksin


Bitti


Bitmeseydi


Elleri ellerimden


Gözleri gözlerimden


Gitmeseydi


Gitti işte


Giderken


Yere düştü sarı sarı yapraklar


Yağmur ince ince yağdı


Rüzgar ürpetti bedenini


Sokaklar sessizleşti


Bitti


Yitti gitti işte dün


Dünde kalan herşey


Mutlu musun?

Hatice Kürklü

Yağmur Damlaları


Bu şehre yağmur yağsa
En çocuksu halimle üşüsem
Yağmurla birlikte bende ağlasam
Islak sokaklarda dolaşsam öylece

Bu şehre yağmur yağsa
Otursam bir kır kahvesinde
Sıcacık demli bir çay içsem
En sevdiğim şarkı çalsa radyo da
Gökyüzünün sessizliği ve dinginliği
Huzur verse
Çiçeklerin kokusunu hissetsem
Hanımelleri,yasemenler

Bu şehre yağmur yağsa
Bıraksam kendimi
Büyüsü beni sarsa...
Hatice Kürklü

Nice Yıllara


Cızırtılı çalar taş plak
“inleyen nağmeler
ruhumu sardı”
İpek bir mendille silinir gözyaşları
Pencereden içeri dolar fesleğen kokusu
Tenine savrulur genzine dolar
Yüreğine sığmaz

Bakar simli çerçeveye
Aşk oduyla anar sevgiliyi

“Benzemez kimse sana
Tavrına hayran olayım”
İçini ısıtan bir rüzgar eser
Anarken kordon fasıllarını
Soluğu nergis kokar
Özlemdir artık yedi iklim dört köşe

Bakar simli çerçeveye
Seni seviyorum der sevgiliye

**** eskidendi çok eskiden ****

Bir özlem ki sormayın gitsin
Anılarda sevgiliyi bulmuş gibi
Bir yudum sevdaydı kim ne bilsin
Tutamadığı zamana yanar gibi

Hatice Kürklü



Elifnur'uma


5 kasım 1988


Bitmekte olan yazın


Son sıcakları bastırmışken


Geldin dünyama


Senin geleceğinin müjdesini aldığımızda


Hiç konuşmadık babanla


Sessizce bakıştık elele


Ne çok şey anlatmıştı gözlerimiz



Kavuşma anı


Benim de doğum günüm oldu


Kasıma yağdın nur gibi


İlk gördüğüm an


Ne güzeldin yavrum


Benimdin


Ve sen yüreğimde ki


Tahtta oturdun meleğim


Her sabah güneşim oldun


Ay parçası yüzünle


Sevmelerim sendin artık


Ne kadar özlemiş


Ne kadar istemiştim seni


Hoş geldin evimin güzelliği



Şimdilerin Cumhuriyet kızı


Modern,aydın,akıllı,özgür


Ömrün bu güzellikte geçsin


Yeni yaşın kutlu olsun bebeğim


Tüm sevgilerim sanadır


Seni seviyorum kuzum

Hatice Kürklü

Gece Yarısı Rüyası


İzmir'de gece yağmurları
Benimse uykum firari
Sanki Zeus Hera'ya kızmış
Gönderiyor şimşeklerini
Hera gökgürültüsüyle karşılık veriyor
Gökyüzünden konfeti yağıyor
Sessizlik kuytu köşelerde
Kol geziyor yalnızlıkla
Kaldırımlar kimsesiz şehir kimsesiz
Yalnızlık üşümekse eğer,üşüyorum
Çiçeklerim de derin uyku da
Yağmur mu uyutmuş onları
Yoksa gecenin karanlığımı
Titreyerek boyun bükmüşler
İşte diyorum Eylül geldi..
Ilık bir rüzgar sıcacık gülümseme ile
Hoş geldin Eylül diyorum fısıltıyla
Hoş geldin..

2 Eylül 2008

Hatice Kürklü



Aklımdasın Kimsesiz

Kanatır içimi bir şiir bazen
Hüzün sızar yaralarım
dan
Saramadan unutulan..
İçim yana
r,boğazım düğümlenir
Sözümün tükendiği yerde sevgili,
Ne varsa hüzünlendirir geçmişten
Ömrümüz sararır sonbahar misali
Yapraklar düşer,ömürler tükenir yerlerde
Daha da zorlaştırıyor
Bildiğim herşey,gittiğim her yer..
Güneşi söndürsek,parlamasını durdursak
İkimizde biliyoruz sevgili
Karanlıkta kalamayız daha fazla
Sen rüyasını görürken çok uzaklarda
Bu sevdalı teslim oluşa

Sensizim burada
Sense
Hala kimsesiz aklımda...

Hatice Kürklü

Mor Yağmurlar

 
MOR BULUT © 2008 by para Você | Re-design Sweet Baby Girl