30 Temmuz 2009 Perşembe

Şahitim ol İda Dağı





Sana yazıyorum bu gece
Saat kaç?
Kaça kaç var veya kaç geçiyor
Umurumda değil..


Rüzgârın ılık tatlı esintisi
İda dağının kokusu
Tenimi sarıyor sarmalıyor
İşte anla, yazarken yaşıyorum
Denizi avuçlarımda tutuyorum sanki
Yıldızları tek tek yerine takıyorum
Hışırdayan yaprak sesleri melodi tadında
Mehtap olabildiğince büyülüyor
Seyrediyorum dinliyorum
Sessizce



Dinle beni İda ;
Yemyeşil ağaçlarınla
Rüzgârda sallanan yapraklarınla
Hoş serinliğin ve gizeminle
Dinle beni,



Günlerdir içimde biriken söylenmemişler var
Şifresini çözdüm sevginin ve güzelliğin
Kirletmemek adına yeminler ediyorum
Bir masal düşlemiyorum
Gülistanlık değil ki yaşam
Kahkahayı, acıyı, hüznü ve mutluluğu
Birlikte yaşamak adına yemin ediyorum


En sevdiğim koltuğu
Çekmecelerimin yarısını
Yediğim her lokmayı
Ekmeğimi, suyumu, aşımı,
Kısacık yaşamda paylaşmak adına
Aklımın ve ruhumun yarısını
Kalbimi bütünüyle veriyorum
Tanıklık eder misin?


Hatice Kürklü

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Gözümün Nur'u





Gözbebeğim sensiz üşüyorum
Güzel yüzünde bulduğum güneşimi
Yitirdim..
Karanlık günlerimin soğuk, dilsiz saatlerine
Senin gülen gözlerini çiziyorum
Su gibi berrak
Güneş gibi aydınlık
Yıldızlar kadar parlak


Ben kalbimin en derinine en güzel çiçeğimi ektim
Sevgini güneş bildim
Damla damla umutla özlemle suladım
Sabahtan geceye geceden sabaha


Ayrı şehirlerde aynı sabaha uyanıyorsak
İki ayrı bedende aynı sevgiyi yaşıyorsak
Kalbimizde ki çiçek hiç solmayacak


Uzaklığın yakın olduğu zamanlarda
Yalnızlık kor ateş gibi yaktığında
Kalbinde bul benliğimi
Yanındayım seninleyim


Gözbebeğim,
Sevgimle büyütürüm
Şefkatimle sararım
Özlemin çoğaldıkça
Kokunu içime çekerim
Yok ötesi yok işte
Severim seni ben
Severim…


Hatice KÜRKLÜ 22/07/2009 İzmir


"Seni çok özlüyorum canımıniçi"

21 Temmuz 2009 Salı

Ömür Kırıntıları

/>



Huzur bahçesini seyri âlem etmek isterken gönül
Onarılmaz izler bırakırız geride istemeye istemeye
Mısra mısra öykülerimiz birikir
Çağlayan ırmaklar gibi


Değirmen gibi öğütürüz mavi düşleri
Ayaza kesilir tenimizin rengi
Zamansız terk eder kuşlar şehri
Akşam ezanı hasretlerinde birikir gözyaşları
Yıldızlar gibi parlar buğulu gözler
Masumiyet rengi duygular yağar geceye


Pervasız ağarırken gün geceden
Göçmen saatler kelepçeli gün taşır
Kirpiklerinin arasına sakladığın ışığını çalar
Hüzün kokar kayıp zamanlar
Öğütür yaşam verilerini ömür


Arasan da eski günleri özlemle
Zaman aldığı hiçbir şeyi geri vermiyor
Güneş yine sessizce doğuyor…


Desem ki ey huzur bahçesi
Aç kapını ben geldim
Ben geldim…


Hatice Kürklü

Mor Yağmurlar

 
MOR BULUT © 2008 by para Você | Re-design Sweet Baby Girl