Yıllara yenilmişliğin kahrıyla yazıldı esmer günler
İnsafsız hayatın dolambaçlarında ufunet düşünceler
Esir oldu beden ve tin sessiz tepelerde, eksik geçti günler
Her şafak vakti paramparça oldu aynalara düştü izdüşümü
Doyamadı, konuşamadı, yaşayamadı…
Zaman ve mekân savruldu çocuk parmak uçlarında,
Yüreğinin yıkık duvarlarına vurdu kış ve hüzün
Kaygıların toprağında, umudun gölgesinde zindan oldu masalı
Dinlendiremedi zıvanadan çıkan cinnet sözcüklerini
Beyninde uyuyan sarhoş akrep kımıltısında…
Geceydi, karanlıktı, ayazdı…
Kış güneşi bulutları saklayarak geçti uğultulu semadan
Sağır tepelerden yağmur kuşu sesi geldi yırtılan boşluktan
Ağzı kilitli geniş zaman uzaklaşırken sularından
Gerinip ay, düşlere yer aradı yeniden terkisinde…
Sabırdı, özlemdi, beklentiydi…
Tütsülendi tövbesiz günah aşkın mahreminde
Gülüşlerinin kırıldığı an yeniden yazıldı tarih
Filizlendi sevda açtı kapılarını sonsuzluğa
Dünden kaçırıldı martı kanadında rüzgârını arayan aşk
Boyun eğdirildi, yaldızlı taşlara yazıldı gül çağı
Gökyüzünün başını döndürdü aşkın mührü…
Hatice Kürklü
Goblin / kore dizisi
8 yıl önce

0 yorum:
Yorum Gönder