17 Nisan 2010 Cumartesi

Kıyamet Çiçeği Yalnızlık

Nereye uzandıysa elim
Devasa bir yalnızlık
Sarsıldıkça gönül evim
Kendi uçurumlarımı yaratıyorum

//Süngü çekilmiş iç sıkıntılarıma,
Cellâdıysa yalnızlık//

Yabana bıraktım dilimdeki sözcükleri
Sustukça, göğsümde çocuklar ağlıyor
Çıralar tutuşuyor abı hayatımda
Gittikçe çoğalıyor yalnızlığım
Yüz yılın uykusuna dalıyor fikrimde
Yoldaşı oluyor ömrümün…

Hal böyleyken,
İçimde ki kızıl haykırışların
Suskunluğunu peydahlıyorum gittikçe
Örselenmiş yürek kelamımın
Kalabalık yalnızlığında
En çok sözcüklerim üşüyor
Yalnızlık rehin kalıyor beynimde
Çığlıklar doğuruyor alabora
Hançer kadar kesici
Rüzgâr uğultusu kadar sert…

//Gönül yangınlarımda
ağlaya dursun mor menekşeler//

Derinliğine gizlenmiş yüreğimde
İnce buz kırılganlığında
Akamayan yaş var gözlerimde
Oluk oluk taşamadan, kanayan
İnadına dökülemeyen…

Kimsesizliğin kol gezdiği
Ahraz yüreğimde
Kıyamet çiçekleri açarken
Canımı yakıyor
İçimde ki yetim çocuk
Ve
Uslanmaz hıçkırıkları…

//Vurgunumun kuytularına çekilmiş isyan,
Ağıtını bekliyorum//

Hatice Kürklü

0 yorum:

Mor Yağmurlar

 
MOR BULUT © 2008 by para Você | Re-design Sweet Baby Girl